Bu cuma yazlığa gitme kararı almışken ani bir değişiklikle babaanneyle dedeyi ziyaret etmeye karar verip rotamızı Çınarcık’a çevirdik. Çınarcık’ın denizinden çok bahçelerini, dağlarını seviyorum ben. Daha huzurlu daha mutlu ediyor beni uzun yürüyüşler…

This weekend i visited my grandparents at Çınarcık. It is very close to Istanbul and very popular as a holiday place. But instead of sunbathing, swimming i prefer walking through the gardens, mountains… It is a very peaceful area. While we were coming back, we visited the walking mansion! I know it seems funny but it is true:) Atatürk, the founder of Turkey, 80 years ago made the mansion moved 4 meters away beacuse the tree near the house was growing and it must be cut. Instead of cutting the branches, the mansion was moved, this is why it is called walking mansion. Yes he was the biggest environmentalist!

XOXO dergisi artık her sayısını merakla beklediğim bir alışkanlığa dönüştü. Her yazısını, her röportajını keyifle okuyorum. Tatilde de yanımdan ayırmadım. Dergiyi ücretsiz olarak kafe, restoran ve çeşitli yerlerden edinebilirsiniz.

Kismet bilekliğim artık hep kolumda, bana kismetler getirsin:)

Harem pantolonların rahatlığı hiç bir şey de yok, eskilerin bir bildiği varmış:)

Dönüşte Yalova’daki hep tabelasını görüp başka bir sefer gideriz diye erteledeğimiz Yürüyen Köşk’e gittik. Atatürk 1929 yılında bu köşkün yapılmasını istemiş ve 22 günde köşk tamamlanmış. Ardından yanı başındaki çınar ağacının dalları uzayıp köşke ulaşınca dalların kesilmesi gündeme gelmiş. Atatürk dalların kesilmesine razı gelmeyip köşkün kaydırılmasını istemiş ve köşk 4m 80cm yürütülmüş. Bu yüzden adı yürüyen köşk olarak kalmış. Olur da yolunuz Yalova’ya düşerse gidin uğrayın, kesilen yakılan ormanlara inat bir ağaç için neler yapılabildiğini görün.

Köşkün içini gezmek de mümkün, oldukça yalın döşenmiş bir dinlenme köşkü…

Sanırım en çok da sonsuza uzanıyor gibi gözüken iskelesini sevdim…