Yunanistan’ın Thassos Adası’nda ne yenir, ne içilir, nerelere gidilir, nerede kalınır, hangi beachler en güzeli bu yazıda bol bol anlatıyor olacağım:)

İstanbul’dan karayoluyla Thassos’a doğru yola çıktık. Yaklaşık 5 saatlik bir yolculuk bizi bekliyor! İpsala sınır kapısından Yunanistan’a giriş yaptık. Daha önce sınır kapısından geçmediğimi de eklemeliyim sanırım. Birkaç kez pasaport ve aracın kontrolleri yapıldıktan sonra geçebildik. Burada hemen ekliyim eğer arabayla Yunanistan’a gitmeyi düşünüyorsanız 550 TL gibi bir ücret ödemeniz gerekiyor sınırda, hem araba hem de 1 senelik Yunanistan ehliyeti için…

thassos gezisi gamzebiran (1)

Sınırdan sonra yollar oldukça güzel, otobana çıkıyoruz, bulutlar bize eşlik ediyor ve yola devam ediyoruz. Otoban geçişleri 2,40 Euro ve nakit ödeme yapılıyor. İlk molamızı Alexandroupoli’de veriyoruz, bizdeki adıyla Dedeağaç’ta… Center tabelalarını takip edip deniz fenerinin orada duruyoruz. Kendimize keyifli bir kafe seçiyoruz ve  Kiverno’ya oturuyoruz. Yunanistan seyahati boyunca bizi en zorlayan kısım Yunan alfabesi oldu:) Özellikle yollarda ilk başta biraz endişeye düşsek de devamında hep latin alfabesi olan tabela da geliyor. Alexandroupoli’deki kısa molamızdan sonra Thassos’a giden feribota binmek için Keramoti tabelalarını takibe devam ediyoruz.

thassos gezisi gamzebiran (2)

Feribota 26 euro ödeyip biniyoruz.  Yaklaşık 20-25 dakikalık bir yolculuğun ardından Thassos’a varıyoruz. Thassos’un çevresi 70-80 km ve gidiş geliş 2 şeritlik bir yol tüm adanın etrafını dolaşıyor. Daha önce Kaş-Kalkan yolunu gördüyseniz eğer ben o yola çok benzettim, oldukça virajlı bir yol, yolun kıvrımlarının dibinde de plajlar var. Önce otelimize ulaşmak istiyoruz, Tripiti beach’in yanı başındaki Rodon House‘da kalıyoruz. Burası oldukça sevimli minik bir apart otel, odaları çok temiz, kocaman bir balkonumuz ve hemen önünde de plajı var. Daha çok çocuklu ailelerin tercih ettiğini bahçede oynayan çocuk sayısından anlıyoruz:)

thassos gezisi gamzebiran (3)

Hava kararmaya başlıyor, biz de iyice acıkmaya başlayıp akşam yiyeceğimiz deniz mahsüllerinin hayaliyle tekrar yola çıkıyoruz. İstikametimiz Skala Marion’daki Alfas Taverna! Minik bir koy düşünün, sessiz sakin, evlerin ışıkları denize yansımış, hafif bi rüzgar esiyor ama üşütmüyor, deniz usul usul sahile vuruyor, bizim masamız da tüm bu sakinliğin yanında Elsa’nın leziz yemekleriyle doluyor. Ahtapot, buyurdi, peynirli patlıcan, kalamar ve ev yapımı şarap… İşte tam da o an iyiki gelmişiz diyoruz! Miss Elsa öyle tatlı ki, hemen Türk dizilerinden bahsetmeye başlıyor, adımı soruyor sonra düşünüyor Türk dizilerinde ismimle bir karakter olmadığını söylüyor:) Yemeğin üzerine Greek kahvelerimizi de içiyoruz, Türk kahvesinden ne farkı olduğunu soruyoruz  tek sefer kaynaması olduğunu söylüyorlar. Kişibaşı yaklaşık 18 euro hesap ödeyip otelimize geri dönüyoruz.

(Bu arada bu tatil boyunca fotoğrafları telefonla çektim, neden diye sorarsanız açıkçası büyük makineyi taşıyıp her yere götürmeye üşendim ve biraz da anın tadını çıkarmak istedim, çünkü gerçekten hem makine taşıyıp, hem telefonla fotoğraf çekip paylaşım yapmak başlı başına bir iş… Dolayısıyla dilerim fotoğraflar sizi hayal kırıklığına uğratmaz, belki seyahatler için daha minik kompakt bir makine almalıyımdır. )

thassos gezisi gamzebiran (4)

Ertesi sabah otelimizde kahvaltımızı yapıp Aliki Beach’e gidiyoruz. Yol boyunca bir çok beach adı görüyoruz ama Aliki beach adanın en güzel beachlerinden biriymiş diye öğreniyoruz… Tepeden denizin bir çok farklı tonunu görüyoruz, merdivenlerden inip sahilde ayrılmış 3-4 farklı beachten ilkine oturuyoruz. Şemsiye ve şezlonglar için herhangi bir ücret ödemiyoruz, kafesinden birşeyler yiyip içmek yeterli oluyor, fiyatlar da olukça uygun, bira 3 euro, dondurma 2 euro gibi… Deniz biraz soğuk ama çok temiz. Sahil oldukça keyifli… Arada yatlar yanaşıyor, biraz hareketlilik oluyor sonra eski haline dönüyor.

Thassos rehberi gamzebiran (8)

Sahile inerken içinden geçtiğimiz restoranda da Greek salatalarımızı yiyip, Mythoslarımızı yudumlayıp güneş batarken otelin yolunu tutuyoruz.

gamze

Akşam için ise Limenaria’ya doğru yola çıkıyoruz. Adada iki büyük yerleşim yeri var ilki feribottan inilen bölge Thassos diğeri ise adanın tam diğer tarafında Limenaria… Bizim otelimiz Limenaria’ya çok yakındı. Sahil ve sahilin arka sokağı olmak üzere yanyana dizilmiş, kafeler, dükkanlar, tavernalarla şirin bir sahil kasabası Limenaria… Sokaklarında biraz dolaşıp yolun sonundaki Limani’ye gidiyoruz. Sahibi Nikos amca en babacan tavrı ve çat pat Türkçesiyle karşılıyor bizi… Mavi, beyaz dekorasyonu, duvarlarındaki resimleri, taptaze balıklarıyla keyfimizi katlıyor. Greek saladlar, midyeler, kalamarlar, ev yapımı şaraplar, karidesler, Nikos amcanın yerinde her şey taze her şey güzel… Kişi başı yaklaşık 25 euro verip Nikos amcaya bu güzel sofra için teşekkür edip ayrılıyoruz. Sokaklarda biraz daha yürüyüp dondurmalarımızı da yedikten sonra otelimize geri dönüyoruz.

Thassos rehberi gamzebiran (15) Thassos rehberi gamzebiran (16) Thassos rehberi gamzebiran (17) Thassos rehberi gamzebiran (19) Thassos rehberi gamzebiran (52)

Ertesi gün için akşamdan internetten araştırmalar yapıp kendimize beach seçiyoruz:) Bir sonraki günün şanslı beachi Paradise oluyor! Aliki’nin biraz daha ilerisinde… Sabah yine kahvaltıdan sonra yola çıkıyoruz. Paradise Beach’te şezlong ve şemsiye için 7 euro ödüyoruz. Deniz derinleşmeyen cinsten ve çok berrak… Karşıda minik bir ada bize el sallıyor. Karnımız acıkmaya başlayınca arka taraftaki restorana geçiyoruz ve işte o zaman Paradise’a gelmekle ne kadar yanlış yaptığımızı anlıyoruz, yiyecek bir şey yok, olanlar da kötü ve pahalı… Bir şeyler atıştırıp biz en iyisi Aliki’ye gidelim diyoruz ve öğleden sonrayı Aliki’de tamamlıyoruz. Paradise’a giderseniz sadece denizi için gidin derim.

paradise beach thassos

Akşam için yine soluğu Limenaria’da alıyoruz. Bu sefer Greek saladlarımızı ve draft winelarımızı Kostis’de yiyip içiyoruz. Hesaplar her yerde ortalama aynı geliyor. Lezzetler güzel, ama yine de en güzel yemekleri Limani’de yediğimizi söyleyebilirim:) Limenaria’nın en şirin dükkanı Molly’s den de el yapımı hediyeliklerimizi alıp bu akşamı da bitiriyoruz.

Thassos rehberi gamzebiran (23) Thassos rehberi gamzebiran (24)

Thassos rehberi gamzebiran (35)

Madem Thassos’a kadar gelmişiz Marble beach’i görmeden gitmeyelim diyip halk arasında bilinen adıyla Saliara beach’e doğru yola çıkıyoruz. Yorumlardan okuduğumuz kadarıyla yolu çok kötüymüş ama ne kadar kötü olabilir ki diyoruz, sonra görüyoruz ki bahsedilenlar azmış bile:) 4 kmlik yolu yarım saatte gidebiliyoruz. Ama yolun sonunda karşımıza bembeyaz sahil ve turkuvaz rengi bir deniz çıkıyor. Boşuna Yunanistan’ın Maldivleri denmiyormuş.  Hesaba katmadığımız tek şey gittiğimiz yerde herhangi bir tesis olmadığı:) Sanırım henüz sezon açılmamış ya da önceden fotoğraflarda gördüğümüz tesis kapanmış bilmiyoruz ama şemsiyesiz öğlen güneşinin altında kalıyoruz ve yiyecek içecek hiçbir şey yok yanımızda… Pareomla gölge yapsın diye minik bir çadır kuruyoruz ve keyfimize bakıyoruz.

Thassos rehberi gamzebiran (26)

Ve tabi ki karnımız acıkıyor, yol gözümüzde büyüyor ama yapacak bir şey yok, o 4 km yolu yavaş yavaş gidiyoruz. Sonra yol ayrımında yolun bir ucunda Makryammos‘u görüyoruz. Burası bir otel ama dışarıdan girişi de varmış kişi başı 3 euro giriş için verip giriyoruz. Bir anda kendimizi konforun ve huzurun ortasında buluyoruz:) Yemeğimizi yiyip, 7 euromuzu verip şezlonglarımıza kuruluyoruz. Denizi ve sahili çok keyifli… Bungalov evlerini de çok seviyoruz Makryammos’un, belki bir sonraki gelişimizde burada kalırız diyerek ayrılıyoruz.

Thassos rehberi gamzebiran (32)Thassos rehberi gamzebiran (31)Thassos rehberi gamzebiran (34)

  • Gelmeden önce internetten okuduğum kadarıyla herkes beachlere sabah gidin, yoksa yer bulamazsınız çok kalabalık oluyor diye yazmıştı ama bizim gittiğimiz tarih itibariyle sanırım, sahiller oldukça boştu, yer konusunda hiç sıkıntı yaşamadık ama Temmuz Ağustos oldukça yoğun geçiyormuş. Öğrendiğimiz kadarıyla da Eylül’ün ilk haftası Yunan yerli turistler geliyormuş adaya, sonrasında ise havalar bozuyormuş.
  • Adanın fiyat ve güzellik endeksi bakımından en güzel beachi bence Aliki beach! Marble Beach’i gitmişken görün derim, Makryammos ise hizmet ve kalite olarak çok iyiydi ama diğerlerine oranla daha pahalıydı ama bence değer…
  • Adada inanılmaz sivrisinek var, önleminizi alıp gitmekte fayda var. Vücuda sürülen sinek kovlar gibi…
  • Yunanistan’ın milli içeceği Uzo değil Frappe olmalıymış bence, 7’den 70’e herkes frappe içiyor, meydandaki kahvelerde yaşlı amcalar içiyor, benzinliklerde frappe satılıyor öyle anlatıyım:)
  • Plajlara isterseniz kendi şemsiyesinizi ve şezlongunuzu da götürebiliyorsunuz aklınızda olsun, arabanın bagajına koyulabilir. Hatta buzluk bile koymuştu insanlar.
  • Neredeyse herkes İngilizce biliyor, pek problem yaşamadık.
  • Hediyelik almak için kesinlikle Molly’s e gidin, Limeneria’da! Harika şeyler var, magnetin bile el yapımı güzeli orada…
  • Adada ulaşım olarak maalesef hiçbir şey yok, araba ya da atv kiralayabilirsiniz ya da tek tük taksi de gördük.
  • Adada gerçekten fazlasıyla beach var o yüzden kaçırdıklarımız illa ki vardır, gidip de farklı beachler görenler beğenenler varsa yazın biz de öğrenelim:)
  • Ben Thassos’u gerçekten çok sevdim, insanların rahatlığını, güleryüzlülüğünü, turist kazıklamaya çalışmamalarını, kimsenin kasmadan rahat rahat tatil yapmasını, denizini, sahillerini, taze balıklarını, küçük şehir kültürünü, adadaki yaşamı hepsini çok sevdim. Umarım tekrar görüşürüz Thassos!

Thassos rehberi gamzebiran (22)

Fotoğrafların devamını instagram hesabımdan görebilirsiniz:) @gamzebiran