Bundan birkaç hafta önce sevgili Elif beni, Bebek’te Ceylan İnsel’in sanat dolu atölyesine götürdü. Aslında burası sadece bir atölye değil, Ceylan’ın hem el boyaması tişörtlerine hayat verdiği, baskıların yapıldığı, kafanızı nereye çevirseniz sanat ve tasarım objelerle, takılarla karşılaşabileceğiniz ev sıcaklığında bir butik. Önce Ceylan’ın tişörtlerini, hırkalarını, sweatshirtlerini inceliyorum sonra tabi ki nasıl yaptığını merak ediyorum. Her yer farklı boyutlarda fırçalarla, rengarenk boyalarla, kalemlerle dolu. Ceylan’la beraber bir renk seçiyoruz ve bana orada hemen bir tişört tasarlıyor. Kolay göründüğüne bakmayın, ince, titiz bir işçilik ve bolca sabır gerektiriyor. Merak edilenleri Ceylan’la yaptığımız kısa röportajda okuyabilirsiniz. Ve yolunuz Bebek’e düştüğünde kapısını çalmayı unutmayın:) www.ceylaninsel.com

Processed with VSCOcam with k2 preset

Ceylan bize kısaca kendinden bahseder misin? Ceylan İnsel kimdir, ne yapar?

Sürekli bir şeyler yaratmayı, çizmeyi, okumayı ve seyahat etmeyi seven birisiyim. Parsons School of Design’dan grafik tasarım bölümünden mezun oldum daha sonra Milano’da moda illüstrasyonu üzerine eğitim aldım ve beş sene orada yaşadım. Milano’da yaşamak bana moda ve sanatı bir araya getirme fikrine ilham verdi.

Ben tişörtlerinin yapılışına da tanıklık ettim, çok da severek giyiyorum ama bilmeyenler için anlatır mısın tam olarak ne yapıyorsun?

Tişörtlerin üzerine ya tek tek elle resim yapıyorum, onları bir tuval gibi kullanıyorum. Ya da eskiz tarzı olan desenlerimi önce kağıda çizip sonrasında ise atölyemde baskı makinemde tişörtlere basıyorum. Hangisini kullanacağıma desenin kendisi karar veriyor gibi… Daha flu veya suluboya efekti olanlar fırça darbesiyle daha güzel oluyor, incecik çizgilerden oluşturduğum desenlere ise baskı daha uygun oluyor.

Tuvalden tişörte geçiş süreci nasıl oldu?

Milano’da başladı aslında bu tişört ve kumaşa desen çizme fikri. Orada bir arkadaşımla paylaştığım atölyem vardı ve orada tasarımlarını yapıp İstanbul’da diktirdiğim ürünlerimi elimde bavulla dükkanlara gösterdim! İki tanesi beğenip siparişler verdi, oradan sonra da Montenegro ve Gstaad’da satılmaya başladılar. İstanbul’a döndüğümde buradaki atölyemi kurdum. Sanatı günlük hayatın içine almak istiyordum ve tişört buna çok uygundu, hem kendi giyim tarzımla hem de bir çok deseni kaldırabilecek özgürlükte bir giyim parçası olduğundan. Şu anda da kadın, erkek ve çocuk olarak koleksiyonlarımı büyütüyorum.

En çok nelerden ilham alıyorsun? Ve hayat motton nedir?

Ben hayata pozitif yönünden bakmayı severim o yüzden bir çok şey bana ilham verebiliyor. Kitaplardan bir cümle, müzik, seyahatlerde gördüğüm bir çok şey…hayat her zaman önümüze ilham alacak bir şeyler çıkartıyor bence, ben de onları görüp bulmayı çok seviyorum. Hayat mottomda karmaya çok inandığımdan “What goes around comes around” evrene ne verirsek onu geri alırız…

Ceylan_İnsel_Röportaj (7)

Peki Bebek’teki butiğine gelsek 14 şubat öncesi, sevgilime bir tişört hediye etmek istiyorum, üzerinde de çok sevdiği bir figür olsun desek yapabiliyor musun? Ya da başka bir deyişle kişiye özel tasarım yapıyor musun ve kaç günde teslim ediliyor? Bize fiyatlar hakkında da bilgi verebilir misin?

Kişiye özel tasarımlar yapıyorum, ama bir fotoğrafa bakıp birebirini çalışmıyorum. Kendi tarzıma göre uyarlıyorum. Zaten genelde müşterilerimle sohbet ettiğimden ne tarz desen onlara olur diye bir fikir kafamda canlanıyor. İstenilen ürüne göre değişiyor. Şu ara amerikan servis ve peçeteleri de eklendi koleksiyonuma, onlarda adet fazla olduğundan 4-5 gün diyorum. Tişörtte ise 2-3 gün diyebilirim. Öncesinde bir çalışma yapıyorum ve içime sineni bulmak her zaman anında olmuyor. Fiyatlarım da 100 TL’den başlıyor, tişörtler ortalama 130 TL civarında. Özel istek veya kendi yaptıklarım arasında çok fazla fiyat farkı koymuyorum çünkü hepsini tek tek yapıyorum.

Son olarak sanata ve tasarıma ilgi duyan, bunu iş haline dönüştürmek isteyen insanlara tavsiyen ne olurdu?

Bence bir yerde staj yapıp işin mutfağını görmeleri çok yararlı olur. Bir de bol bol sergi gezmek, kendini geliştirici kurslara gitmek… İnsan zamanla kendini tanıyor, ne tarz sevdiğinde belli bir süre sonra oturuyor. Sanat bence öncelikle kendini keşfetmek çünkü içinde olan tüm duygularını dışa vurduğun bir alan. O yüzden hayal kurmak, sürekli çizim yapmak, resim yapmak ve çalışmayı gerektiriyor. Hep aynı şeyde takılıp kalmamak önemli çünkü bence kendini tekrarlamak yaratıcılığı yok eder. Bir de tabii ki modayla sanatı birleştirecekler için kumaşları nerden alacağını keşfetmek, hangi atölyelerde diktirilebilir tasarımları onları öğrenmek başlı başına bir çalışma gerektiriyor…Hem çok keyifli hem de her iş gibi çok emek isteyen bir süreç.

Ceylan_İnsel_Röportaj (2)

Ceylan_İnsel_Röportaj (5)