turkish blogger

Christian Louboutin SS18 preview

Christian Louboutin SS18 preview

Geçtiğimiz hafta L’appart Istanbul’da Louboutin’in yeni koleksiyonuyla tanıştık. İkonikleşmiş kırmızı tabanlar yine yeniden her koleksiyonuyla beni kendine hayran bırakmayı başarıyor.

Bu sezon o incecik topuklarda yürüyemeyen beni bile düşünmüş Christian Louboutin. Topuklar kalınlaşmış, sandaletler düzleşmiş ve bol bol terlikler eklenmiş koleksiyona… Louboutin’in kendi yazılarını ve figürlerini taşıyan Loubitag koleksiyonda sezonun en öne çıkan tasarımlarının başını çekiyor. Bir de yeni it-bag olmaya aday Ruby Lou, 3 farklı boyuyla ve Louboutin’in imzasını taşıyan kırmızı tabanı, mührü ve spike’ıyla bana göz kırpıyor.

Devamını Okuyun… / Read More…

Paris Trip by L’oreal Paris

Geçen hafta bu saatlerde boarding kartımı almış, Paris’e gidecek uçaktaki yerimi almak üzere pasaport kontrolünden geçiyordum. Paris benim için hep gitmek isteyip, bir kenarda beklettiğim bir şehirdi, hayallerimin şehriydi ve öyle de kalmalıydı. L’oreal Paris’in Türkiye ekibi tarafından, güzellik kongresine gelmek ister misin denildiğinde tabi ki karşı koyamadım! Geçirilecek harika vakit, kalınacak muhteşem bir otel ve yaşanacak unutulmaz dakikalar olacaktı… 3 günlük seyahatte Paris’in sanırım en güzel yerlerini gördüm. Döndüğümde tadı damağımda kalmıştı, belki de bu yüzden hala hayallerimin şehri olmaya devam ediyor.

7 kişilik ekibimizle beraber Charles de Gaulle havaalanına indiğimizde Fransız şoförümüz bizi karşıladı. Otelimize gelmemiz yaklaşık 1 saati bulsa da karşılaştığımız manzara muhteşemdi! Paris’in en güzel oteli Shangri-La kapılarını açmış bizi bekliyordu! Daha önce Napolyon’un yeğeni Prens Roland Bonaparte’nin evi olan ve Napolyon’un Eiffel’i izlemeyi en sevdiği yer olan tarihi bina bizim otelimizdi!

Tam ekran yakalama 3.11.2013 201051.bmp

Otelin ihtişamlı mimarisi ve dekorasyonundan gözlerimi alamadan odama geldiğimde herşeyi düşünülmüş harika bir oda beni bekliyordu. Asıl heyecanı ise pencereyi aralayıp perdelerin arkasından Eiffel’i gördüğüm an yaşadım! Tüm güzelliğiyle bana bakıyordu ve evet işte o an Paris’te olduğumu anladım!

_MG_0158 _MG_0161

Eşyalarımızı odada bırakıp doğruca Eiffel’e gitmek üzere yola çıktık. O kadar yakınımızdaydı ki tek yapmamız gereken otelden çıkmak biraz yürümek ve Seine nehrini geçmek oldu! Ve Eiffel karşımızdaydı.

_MG_0188Hava kararıp ışıkları yandığında tüm ihtişamıyla Paris’i aydınlatıyordu. Hava biraz serin de olsa kuyruğu az görmüşken biletimizi alıyoruz ve Eiffel’in tepesine çıkmak için sıramızı bekliyoruz. Önce ikinci kata, sonra en tepeye… Tüm şehir ayaklarımın altında parlıyorken, büyülenmemek elimde değil…

_MG_0200 _MG_0217

Eiffel’le vedalaşıp odama dönüyorum, akşam Paris’in en ünlü restoranlarından Mantignon’da rezervasyonumuz var. Sezonun rengi pamuk şeker rengi kalın kazağımı mini volanlı eteğimle tamamlıyorum. Stilettosuz bir Paris yemeği de düşünemediğimden pembe topuklu ayakkabılarımı giyiyorum.

_MG_0226

Ve evet Paris’te olmak muhteşem!:)_MG_0250 _MG_0274 _MG_0277 _MG_0278

Güneşli bir Paris sabahına uyanıyoruz. Fransız balkonumdan baktıkça mutluluk duyuyorum. O camın önünde oturmak huzur veriyor adeta… L’oreal Paris güzellik kongresinden arta kalan zamanda sırada merakla beklediğim Champs Elysees var!_MG_0321 _MG_0364 _MG_0374

Champs Elysees, zafer anıtını çevreleyen kocaman caddelerden biri. Kafeler, mağazalar, restoranlar hepsi var! Tam mağazaları dolaşmaya başlıyorum ki güneşli görünen hava bir anda bozuyor ve şakır şakır yağmur yağmaya başlıyor. Herkes gibi ben de mağazalara sığınıyorum. Telefonumu çıkarıp hava durumuna bakıyorum ve yağmur ihtimali %0 gösteriyor, böyle bir şehir diyorum Paris, beklenmedik! 15 dakikaye yağmur kesiliyor ve alışverişe devam ediyoruz. Akşam ise malum Blake Lively’le kokteylimiz var. Onun da ayrıntılarını bir önceki postta okuyabilirsiniz:)

_MG_0488_MG_0397 _MG_0398 _MG_0399 _MG_0400 _MG_0403 _MG_0404

Eiffel manzaralı odama elveda diyorum bu sefer şehir manzaralı bir süite yerleşiyorum. Sabah güneş odama doğuyor, kalkıp hazırlanıyorum. Paris’teki son günüm, veda vakti… Son birkaç saatimi Victor Hugo caddesinde geçiriyorum. Burası Parisienne alışverişin caddesi… Vitrinlerde maskülen Fransız şıklığı ismini pek duymadığımız markalar, şirin kafeler, Paris’in tadını çıkarmak için gayet keyifli…_MG_0448 _MG_0451 _MG_0454 _MG_0471 _MG_0475 _MG_0476 _MG_0477 _MG_0479 _MG_0480 _MG_0481 _MG_0486 _MG_0487 _MG_0489

Eşyalarımı alıp havaalanına gitmek için otele dönerken yol üstünde pazar kurulmuş. Paris beni renk renk çiçeklerle uğurluyor adeta… Şimdiden özledim seni Paris, umarım ayrılığımız uzun sürmez… Au Revoir!
_MG_0490 _MG_0491 _MG_0492

 

Last week, on these moments i was taking my boarding pass for the Paris flight! My dream city… I was going for The Loreal Paris Beauty Congress 2014, you can check the details on the previous post. When we arrives the Charles de Gaulle airport, our French driver welcomed us. It took 1 hour, coming to the hotel, Shangri-La Paris. The historical place was belong to Napoleon’s grandnephew Prince Roland Bonaparte. When we entered inside, we feeled the luxury and history together…

When i entered my room and opened the window, the view was amazing! The Eiffel was standing right on my window! Before getting dark, we run to see it closely. We also got our tickets to move up to the top! My dream city was under my feet, it looked glamarous… At the night we got a reservastion for the Matignon restaurant. A lovely place for the Parisienne dinner!

Next morning, when the time remained from beauty congress, i took a cab and went directly to the Champs Elysees! The wide streets with a lots of stores, shops, cafes & restaurants.

And that night we met with Blake Lively, the new face of L’oreal Paris… You can also checkt the details from the previous post.

And the last day, i spent my last few hours at the Victor Hugo streets, which was perfect for the Parisienne style shopping!

I know three days weren’t enough for Paris, i tried to spend my time in an efficient way:) And i know that i will come back! Already miss you Paris!