Deprecated: Methods with the same name as their class will not be constructors in a future version of PHP; Blogger_Importer has a deprecated constructor in /home/u7651694/gamzebiran.com/wp-content/plugins/blogger-importer/blogger-importer.php on line 44

Deprecated: Methods with the same name as their class will not be constructors in a future version of PHP; WP_Categories_to_Tags has a deprecated constructor in /home/u7651694/gamzebiran.com/wp-content/plugins/wpcat2tag-importer/wpcat2tag-importer.php on line 31

Deprecated: Methods with the same name as their class will not be constructors in a future version of PHP; Themify_RegenerateThumbnails has a deprecated constructor in /home/u7651694/gamzebiran.com/wp-content/themes/elemin/themify/regenerate-thumbnails/regenerate-thumbnails.php on line 31

Deprecated: Unparenthesized `a ? b : c ? d : e` is deprecated. Use either `(a ? b : c) ? d : e` or `a ? b : (c ? d : e)` in /home/u7651694/gamzebiran.com/wp-content/themes/elemin/theme-options.php on line 206

Deprecated: Unparenthesized `a ? b : c ? d : e` is deprecated. Use either `(a ? b : c) ? d : e` or `a ? b : (c ? d : e)` in /home/u7651694/gamzebiran.com/wp-content/themes/elemin/theme-options.php on line 207

Deprecated: Function create_function() is deprecated in /home/u7651694/gamzebiran.com/wp-content/themes/elemin/theme-functions.php on line 697

Deprecated: Methods with the same name as their class will not be constructors in a future version of PHP; Themify_Social_Links has a deprecated constructor in /home/u7651694/gamzebiran.com/wp-content/themes/elemin/themify/themify-widgets.php on line 17

Deprecated: Methods with the same name as their class will not be constructors in a future version of PHP; Themify_Feature_Posts has a deprecated constructor in /home/u7651694/gamzebiran.com/wp-content/themes/elemin/themify/themify-widgets.php on line 162

Deprecated: Methods with the same name as their class will not be constructors in a future version of PHP; Themify_List_Pages has a deprecated constructor in /home/u7651694/gamzebiran.com/wp-content/themes/elemin/themify/themify-widgets.php on line 374

Deprecated: Methods with the same name as their class will not be constructors in a future version of PHP; Themify_List_Categories has a deprecated constructor in /home/u7651694/gamzebiran.com/wp-content/themes/elemin/themify/themify-widgets.php on line 511

Deprecated: Methods with the same name as their class will not be constructors in a future version of PHP; Themify_Recent_Comments has a deprecated constructor in /home/u7651694/gamzebiran.com/wp-content/themes/elemin/themify/themify-widgets.php on line 691

Deprecated: Methods with the same name as their class will not be constructors in a future version of PHP; Themify_Links has a deprecated constructor in /home/u7651694/gamzebiran.com/wp-content/themes/elemin/themify/themify-widgets.php on line 834

Deprecated: Methods with the same name as their class will not be constructors in a future version of PHP; Themify_Twitter has a deprecated constructor in /home/u7651694/gamzebiran.com/wp-content/themes/elemin/themify/themify-widgets.php on line 980

Deprecated: Methods with the same name as their class will not be constructors in a future version of PHP; Themify_Instagram has a deprecated constructor in /home/u7651694/gamzebiran.com/wp-content/themes/elemin/themify/themify-widgets.php on line 1127

Deprecated: Methods with the same name as their class will not be constructors in a future version of PHP; Themify_Flickr has a deprecated constructor in /home/u7651694/gamzebiran.com/wp-content/themes/elemin/themify/themify-widgets.php on line 1215
seyahat

seyahat

ALL dergisi – Özgürlük Plajda

ALL dergisi – Özgürlük Plajda

Bu ay ALL dergisi için bavulumu kapatıp gitmenin beni nasıl özgür hissettirdiğini yazdım, bir de tabi Maldivler seyahatimi… Artık hep kısa cümleler kuruyordum, blogda kısa yazılar, twitterda sayılı cümleler, instagramda emojiler, sonra farkettim ki ben aslında uzun uzun yazmayı özlemişim, belki de bu yüzden bu yazı bana hem kendimi iyi hissettirdi hem de yazmaya devam etmem gerektiğini hatırlattı. Dilerim bu ay ALL dergisi alıp, heyecanıma ortak olursunuz, sizi nelerin özgür hissettirdiğini paylaşırsınız benimle. Bir de yazım hakkındaki iyi ya da kötü yorumlarınızı da duymak isterim:)

Devamını Okuyun… / Read More…

Eyvah Bavulum Kayboldu!

Eyvah Bavulum Kayboldu!

Bugünkü gazete yazım her zamankilerden biraz farklı:) Roma seyahatim sırasında bavulumun kayboluşunun hikayesini anlattım. Gazetede biraz kısa bir versiyonu yayınlanmış ama ben hikayenin tamamını ve neler yapmanız gerektiğini buraya da koyuyorum dilerim kimsenin başına gelmez.

Devamını Okuyun… / Read More…

Beauty: What’s inside of my travel cosmetics bag?

Beauty: What’s inside of my travel cosmetics bag?

Pazartesi günü yine kısa bir seyahat beni bekliyor:) Ben bavul hazırlığına kozmetik ve makyaj çantasından başlayanlardanım. Çünkü mutlaka unuttuğum şeyler oluyor, o yüzden birkaç gün öncesinden kozmetik çantama koyacaklarımı göz önüne çıkarıyorum ve yavaş yavaş hazırlıklara başlıyorum. Kıyafet kısmı ise sanırım en kolay olanı benim için. Mutlaka kombinler yaparak bavula koyuyorum. Ayakkabısından çantasına, takısından aksesuarına… Böylelikle hem fazla ürün götürmemiş oluyor hem de gittiğim yerde ne giysem derdinden kurtuluyorum size de öneririm.

Bavulumu yavaş yavaş hazırlarken siz de bu süreçte yanımda olun istedim:)

Devamını Okuyun… / Read More…

Paris Trip by L’oreal Paris

Geçen hafta bu saatlerde boarding kartımı almış, Paris’e gidecek uçaktaki yerimi almak üzere pasaport kontrolünden geçiyordum. Paris benim için hep gitmek isteyip, bir kenarda beklettiğim bir şehirdi, hayallerimin şehriydi ve öyle de kalmalıydı. L’oreal Paris’in Türkiye ekibi tarafından, güzellik kongresine gelmek ister misin denildiğinde tabi ki karşı koyamadım! Geçirilecek harika vakit, kalınacak muhteşem bir otel ve yaşanacak unutulmaz dakikalar olacaktı… 3 günlük seyahatte Paris’in sanırım en güzel yerlerini gördüm. Döndüğümde tadı damağımda kalmıştı, belki de bu yüzden hala hayallerimin şehri olmaya devam ediyor.

7 kişilik ekibimizle beraber Charles de Gaulle havaalanına indiğimizde Fransız şoförümüz bizi karşıladı. Otelimize gelmemiz yaklaşık 1 saati bulsa da karşılaştığımız manzara muhteşemdi! Paris’in en güzel oteli Shangri-La kapılarını açmış bizi bekliyordu! Daha önce Napolyon’un yeğeni Prens Roland Bonaparte’nin evi olan ve Napolyon’un Eiffel’i izlemeyi en sevdiği yer olan tarihi bina bizim otelimizdi!

Tam ekran yakalama 3.11.2013 201051.bmp

Otelin ihtişamlı mimarisi ve dekorasyonundan gözlerimi alamadan odama geldiğimde herşeyi düşünülmüş harika bir oda beni bekliyordu. Asıl heyecanı ise pencereyi aralayıp perdelerin arkasından Eiffel’i gördüğüm an yaşadım! Tüm güzelliğiyle bana bakıyordu ve evet işte o an Paris’te olduğumu anladım!

_MG_0158 _MG_0161

Eşyalarımızı odada bırakıp doğruca Eiffel’e gitmek üzere yola çıktık. O kadar yakınımızdaydı ki tek yapmamız gereken otelden çıkmak biraz yürümek ve Seine nehrini geçmek oldu! Ve Eiffel karşımızdaydı.

_MG_0188Hava kararıp ışıkları yandığında tüm ihtişamıyla Paris’i aydınlatıyordu. Hava biraz serin de olsa kuyruğu az görmüşken biletimizi alıyoruz ve Eiffel’in tepesine çıkmak için sıramızı bekliyoruz. Önce ikinci kata, sonra en tepeye… Tüm şehir ayaklarımın altında parlıyorken, büyülenmemek elimde değil…

_MG_0200 _MG_0217

Eiffel’le vedalaşıp odama dönüyorum, akşam Paris’in en ünlü restoranlarından Mantignon’da rezervasyonumuz var. Sezonun rengi pamuk şeker rengi kalın kazağımı mini volanlı eteğimle tamamlıyorum. Stilettosuz bir Paris yemeği de düşünemediğimden pembe topuklu ayakkabılarımı giyiyorum.

_MG_0226

Ve evet Paris’te olmak muhteşem!:)_MG_0250 _MG_0274 _MG_0277 _MG_0278

Güneşli bir Paris sabahına uyanıyoruz. Fransız balkonumdan baktıkça mutluluk duyuyorum. O camın önünde oturmak huzur veriyor adeta… L’oreal Paris güzellik kongresinden arta kalan zamanda sırada merakla beklediğim Champs Elysees var!_MG_0321 _MG_0364 _MG_0374

Champs Elysees, zafer anıtını çevreleyen kocaman caddelerden biri. Kafeler, mağazalar, restoranlar hepsi var! Tam mağazaları dolaşmaya başlıyorum ki güneşli görünen hava bir anda bozuyor ve şakır şakır yağmur yağmaya başlıyor. Herkes gibi ben de mağazalara sığınıyorum. Telefonumu çıkarıp hava durumuna bakıyorum ve yağmur ihtimali %0 gösteriyor, böyle bir şehir diyorum Paris, beklenmedik! 15 dakikaye yağmur kesiliyor ve alışverişe devam ediyoruz. Akşam ise malum Blake Lively’le kokteylimiz var. Onun da ayrıntılarını bir önceki postta okuyabilirsiniz:)

_MG_0488_MG_0397 _MG_0398 _MG_0399 _MG_0400 _MG_0403 _MG_0404

Eiffel manzaralı odama elveda diyorum bu sefer şehir manzaralı bir süite yerleşiyorum. Sabah güneş odama doğuyor, kalkıp hazırlanıyorum. Paris’teki son günüm, veda vakti… Son birkaç saatimi Victor Hugo caddesinde geçiriyorum. Burası Parisienne alışverişin caddesi… Vitrinlerde maskülen Fransız şıklığı ismini pek duymadığımız markalar, şirin kafeler, Paris’in tadını çıkarmak için gayet keyifli…_MG_0448 _MG_0451 _MG_0454 _MG_0471 _MG_0475 _MG_0476 _MG_0477 _MG_0479 _MG_0480 _MG_0481 _MG_0486 _MG_0487 _MG_0489

Eşyalarımı alıp havaalanına gitmek için otele dönerken yol üstünde pazar kurulmuş. Paris beni renk renk çiçeklerle uğurluyor adeta… Şimdiden özledim seni Paris, umarım ayrılığımız uzun sürmez… Au Revoir!
_MG_0490 _MG_0491 _MG_0492

 

Last week, on these moments i was taking my boarding pass for the Paris flight! My dream city… I was going for The Loreal Paris Beauty Congress 2014, you can check the details on the previous post. When we arrives the Charles de Gaulle airport, our French driver welcomed us. It took 1 hour, coming to the hotel, Shangri-La Paris. The historical place was belong to Napoleon’s grandnephew Prince Roland Bonaparte. When we entered inside, we feeled the luxury and history together…

When i entered my room and opened the window, the view was amazing! The Eiffel was standing right on my window! Before getting dark, we run to see it closely. We also got our tickets to move up to the top! My dream city was under my feet, it looked glamarous… At the night we got a reservastion for the Matignon restaurant. A lovely place for the Parisienne dinner!

Next morning, when the time remained from beauty congress, i took a cab and went directly to the Champs Elysees! The wide streets with a lots of stores, shops, cafes & restaurants.

And that night we met with Blake Lively, the new face of L’oreal Paris… You can also checkt the details from the previous post.

And the last day, i spent my last few hours at the Victor Hugo streets, which was perfect for the Parisienne style shopping!

I know three days weren’t enough for Paris, i tried to spend my time in an efficient way:) And i know that i will come back! Already miss you Paris!

Vienna Trip {Viyana Gezi Rehberi}

Uzun bir bayram tatilinin ardından tekrar merhaba! Umarım sizin tatiliniz de benimki kadar keyifli geçmiştir:)

Bayram tatili için rotamız Viyana- Budapeşte ve Bratislava oldu. Yurtdışı gezilerine turla gitmeyi tercih etmediğimz için önceden rotamızı, kalıcak otellerimizi, gezilecek görülecek yerleri bol bol araştırıp öyle gidiyoruz, ki bence böylesi çok daha keyifli oluyor.

Her tatil gibi bu da bulutların üstünde başladı. Hava durumu tahminlerine bakıp küçük bavullarımıza en kalın kıyafetlerimizi sığdırdık. Evet soğuktu hem de çok. 3. Viyana kuşatmasına niyetlenmiştik ki hava şartlarından dolayı ertelemekte bulduk çareyi:P

_MG_9213Viyana’ya öğleden sonra vardık. Ulaşım ağı çok geniş ve rahat olduğu için Naschmarkt civarındaki otelimize tren ve metro sonrasında kolayca vardık. Hava erken karardığı için çareyi şöyle bir şehir turu yapmakta bulduk. 1 ve 2 numaralı tramvaylara binerseniz şehirde kısa bir gezelim görelim turu atabilirsiniz. Toplu taşıma için önceden internetten 20 euroluk bilet aldık ve dolayısıyla tüm tatil boyunca bir şey ödemeden kullandık. Binerken herhangi bir şey vermiyorsunuz ama kontrole denk gelirseniz cezası epey caydırıcı, riske girmeye gerek yok:)

_MG_9229 _MG_9230 _MG_9248 _MG_9267 _MG_9270 _MG_9286

Şehirde kısa bir tur attıktan sonra Innere stadt yani şehir merkezine geliyoruz. Viyana’ya gelip de kahve içmeden dönmememiz gerektiğini öğrendiğimiz Cafe Hawelka’da kahvelerimizi keyifle içiyoruz. Viyana’nın meşhur kahvesi Melange’i (Melanj okunuyor) deneyin seveceksiniz. Pek turist canlısı bir kafe olmadığını söylemekte fayda var, garsonlar fazlaca ilgisiz ve belli ki her gün akın eden turistleri pek de sevmiyorlar. Atmosferin keyfini çıkarın, gerisini pek de dert etmeyin.

_MG_9287 _MG_9289 _MG_9290

Yüzük: Excusezmoi.co

_MG_9295

Hawelka’dan çıkıp meydanda biraz dolaşıyoruz. Akşam 6’dan sonra açık dükkan bulabilmek neredeyse imkansız. Hofburg Sarayı’na çıkan Kohlmarkt’ta dünyaca ünlü markaların mağazaları bulunuyor. Stephenplatz civarında da yine bir sürü markayı bulabileceğiniz alışveriş caddeleri var.

_MG_9297

İlk günün verdiği yorgunlukla yavaş yavaş otelimize dönüyoruz. Ertesi gün için enerji toplamak lazım:)

Ertesi gün gezimize Museums Quartier ile başlıyoruz. Eski ve yeni sanat ve müzelerin oluşturduğu binalar topluluğu… Ve hemen karşısındaki Maria Theresian meydanında birbirinin aynısı iki müze bulunuyor,  Kunsthistorisches Museum (Sanat Tarihi Müzesi), diğeri Naturhistorisches Museum (Doğa Tarihi Müzesi).

_MG_9627Müzeleri geçip devam ettiğinizde ise sizi Hofburg Sarayı karşılıyor. Gösterişten ve abartıdan uzak bu saray içerisinde birçok bölümden oluşuyor. Franz Josef ve Kraliçe Elizabeth (namı diğer Sisi) ‘in yaşadığı ve o dönemden kalma eşyaların sergilendiği bu sarayı gezmek 1 günüzü alabilir. Bizim bunun için yeterince vaktimiz yok. Sarayı dışardan gezip yolumuza devam ediyoruz. Josef’in heykellerine ve Sisi’nin tüm hediyelikçilerdeki fotoğrafına sık sık rastlayacağınızı da söylemeden geçmeyelim:)

_MG_9333 _MG_9334 _MG_9342

_MG_9343

Sırada Rathaus var, Belediye Binası… Neogotik tarzda inşa edilen bu binayı şehrin neredeyse çoğu yerinden görebilirsiniz. İhtişamı göz alıcı. Yaz aylarında avlusunda konserler ve festivaller düzenleniyormuş. Biz de önündeki kocaman parkta biraz zaman geçiriyoruz.

_MG_9335 _MG_9377Elbise: Zara, Gözlük: Excusezmoi.co , Çanta: Divarese

_MG_9353 _MG_9374

_MG_9401Biraz da şehir turu yaptıktan sonra bir zamanlar Yahudilerin yaşadığı ve sonrasında 65000 Yahudi’nin katledildiği Judenplatz’a uğruyoruz. Burada meydanda sizi bir anıt mezar karşılıyor. Yanıbaşında da müzesi… Tüylerimiz diken diken oluyor.

_MG_9440

Artık Viyana lezzetlerinin tadına bakmalıyız diyerek Cafe Krob’un yolunu tutuyoruz. Ben şnitzel hakkımı Figlmüller’e saklıyorum ama biftekli bir sandviçe de hayır diyemiyorum. Yemekler lezzetli fiyatlar biraz tuzlu. Meydandan gelip geçeni izleyip keyifli vakit geçirmek için güzel.

_MG_9442 _MG_9443 _MG_9444

Yemeğimizi yiyip yine Stephenplatz meydana dönüyoruz. Bu sefer istikamet Julius Meinl! Nefis kahveleri bir de yerinde içme zamanı. Melange’ıma bu sefer meşhur tatlıları Apfelstrudel eşlik ediyor, elmalı tart, pek benlik bir tatlı değil, sanırım çikolatasız tatlı benim için tatlı değil:) Burası şehrin en keyifli yerlerinden biri bence. Kahvemizi içip Julius’un marketinin yolunu tutuyoruz. Hemen yanıbaşında bir vaha duruyormuş adeta. Çikolatalar, kahveler, tatlılar içinde kendimizi kaybediyoruz adeta! Giderseniz mutlaka uğrayın.

_MG_9445 _MG_9446 _MG_9448 _MG_9450

Yine bir alışveriş turunun ardından otelin yolunu tutuyoruz.

Ertesi sabah gözlerimizi kahvaltı diye açıyoruz ve Cafe Museum’un kırmızı koltuklarına kuruluyoruz. Kruvasan ve kahve ritüelimizi bozmuyoruz. Yediğim en güzel kruvasanı burada yiyorum. Kahvaltı sunumuyla gönlümüzü, lezzetiyle midemizi fethediyorlar, biz de yumurtamıza çizdiğimiz adamla Viyana’yı:)

_MG_9466 _MG_9476

Mutlulukla dolduğumuz kahvaltının ardından merakla Kunsthaus Hundertwasser’i arayıp buluyoruz. Burası sanatçı Friedensreich Hundertwasser’in tasarladığı aynı zamanda kendi işlerinin ve başka sanatçıların eserlerinin sergilendiği bir müze. Gezerken uğranılası…

_MG_9502 _MG_9503

Sırada Prater var. Viyana’ya kadar gelip bu tarihi eğlence parkını ve parkın simgesi Riesenrad’ı (dönme dolap) görmeden olmaz dedik. Lunapark’a ulaşmadan önce upuzun ve her yeri sonbahar yapraklarıyla dolu parkta dolaşıyoruz.

_MG_9511 _MG_9533 _MG_9534

Sonra dönme dolabı görüyoruz uzaktan. Hava o kadar kötü ki adeta korku filmindeyiz, park terk edilmiş gibi. Niyetimiz zaten oyuncaklara binmek değildi. Önemli bir randevumuz var. Figlmüller saat 2’de bizi bekliyor:) Parkta dolaştıktan sonra karnımızdan gelen gurultular eşliğinde Şnitzel’e doğru koşuyoruz…

IMG_9570

İşte meşhur şnitzelci Figlmüller’deyiz. Kapıda upuzun bir kuyruk var, herkes içeri girme telaşında. Rezervasyonsuzsanız kuyruk beklemek kaçınılmaz. Biz gelmeden internetten rezervasyonumuzu yaptırdık ve yerimiz hazır.

Siparişlerimizi veriyoruz ve beklemeye koyuluyoruz. Patates salatalarımız eşliğinde kocaman şnitzellerimiz geliyor. Afiyetle yiyoruz, beklediğimize değiyor. Bence hizmet, yemek ve atmosfer herşey harika… Fiyatlar da makul. Viyena’ya kadar gidip bu lezzeti yaşamadan dönmeyin sakın! İki tane Figlmüller olduğunu da hatırlatalım. Biz daha yeni olan 2. şubeyi tercih ettik. Tarihi olanın da önünden geçerek saygı duruşunda bulunduk:P

_MG_9580_MG_9581_MG_9584_MG_9603_MG_9605_MG_9608

Fotoğraflara bakınca farkediyorum ki Viyana’ya yeme içe turizmine hizmet etmeye gitmişiz:) Bir lezzet patlaması, bir tatlı klasiği, bir ağızda tat bırakan, gördükçe ağız sulandıran tatlı Sachertorte! 1832 yılında Franz Sacher tarafından Prens Wenzel won Metternich için yaratılan Avusturya klasiği… Bu tatlıyı yemeniz gereken iki yer var. Birincisi tatlıyla aynı ismi taşıyan ve 1866 yılından beri hizmet veren Sacher Hotel, ikinci ise 1786 yılından beri pasta ve çikolatanın adresi Hofzuckerbäckerei Demel, kısaca Demel. Muhteşem vitrini ve Barok stili pasta salonuyla tercihimizi Demel’den yana kullanıyoruz. Bir tabak dolusu kremayla servis edilen Sachertorte’nin tadına doyamıyoruz. Seni çok özleyeceğim Sachertorte…

_MG_9659_MG_9664_MG_9665_MG_9667_MG_9668_MG_9669_MG_9670

Viyana gezimiz burada son bulmuyor, Budapeşte ve Bratislava’ya uğradıktan sonra Viyana’ya geri dönüyoruz.

Ama önce sırada Viyana’da alışveriş  postu var:)