paris

Paris mon amour!

Paris mon amour!

Sonunda uzun bir Paris postuyla karşınızdayım:) Herkesin Paris’i kendine özel ve güzel biliyorum, ben de kendi top 10 Paris listemi yapmak istedim. Olur da siz de fikirlerinizi paylaşmak isterseniz yazının sonunda yorumlarınızı görmek isterim… Bu arada telefonunuza offline Paris haritası indirip gitmeden önce gezeceğiniz yerleri işaretlerseniz gezerken büyük rahatlık oluyor, benim favorim Ulmon oldu.

Hadi başlayalım o zaman saymaya!

Devamını Okuyun… / Read More…

Coco Chanel’s Apartment – 31 rue Cambon

Coco Chanel’s Apartment – 31 rue Cambon

Paris’te başıma gelen en özel şeylerden biri… Coco Chanel’in en sevdiği koltuğunda oturup, eşyalarını inceliyorum, meşhur merdivenlerinden çıkıyorum, sadece özel davetlilerini ağırladığı yemek odasında dolaşıyorum. Evet biliyorum kulağa rüya gibi geliyor ama hepsi gerçek:)

Yağmurlu bir Paris öğleden sonrasında Concorde metro durağından çıkıp 31 rue Cambon’a doğru ilerliyoruz. Upuzun bir Chanel vitrinini bitirip kapıda beni bekleyen Chanel ofisinden Sophie ve Sylvie’yle buluşuyorum. Üzerimizdeki kıyafetleri askılara asıp yavaş yavaş üst kata doğru çıkıyoruz. İlk kat küçük bir defile alanı. Sıra sıra sandalyeler, aynalar… Coco Chanel’in zamanında davetlilerin oturduğu salon hala özel defileler için kullanılıyormuş. Karl Lagerfeld salonun eski haline modern bir yorum getirmiş. Ayrıca özel dolaplarda haute couture koleksiyonlarını görmek mümkün…

Devamını Okuyun… / Read More…

Last week…

Her ne kadar bol bol Paris’i anlatmış olsam da, geçen hafta Paris’ten ibaret değildi:). Perşembe günü soluğu Isabel Marant pour H&M koleksiyonunu görmek üzere H&M’in showroomunda aldım. Isabel Marant, çabasız Fransız şıklığı yaratan boho chic tasarımlarını H&M koleksiyonu için de hazırlamış. Danteller, jeanler, oversized kazaklar, basic tişörtler, payetler koleksiyona öyle güzel yerleştirilmiş ki ne bir eksik ne bir fazla… Aklın hangisinde kaldı derseniz bir Isabel Marant klasiği olan püsküllü botlarda ve yanları etnik şerit detaylı jeanlerde:) 14 Kasım’da mağazalarda! Koleksiyonu görmeye ise H&M oversized hırkam ve Paris’ten aldığım şapkamla giderek konsepte uyum sağladım;)instagram diary2

O günün diğer daveti ise Gamze Saraçoğlu’nun İnci için hazırladığı koleksiyonu görmek üzere W Hotel’in Extreme suitindeydi. Gamze Saraçoğlu’nun zarif tasarımları İnci’nin en kaliteli derileriyle birleşince ortaya harika bir koleksiyon çıkmış! Modern zaman Cindrella ayakkabısı ismini verdiğim siyah bilekten bağlı stilettolar ve önündeki penceresiyle asimetrik deri botlar favorim! Seçili İnci mağazalarında bulabilirsiniz. Geçen hafta biraz kış sezonu alışverişi yaptım, yine kendimi siyah ve beyazdan alıkoyamadım. Ve son olarak Karaköy’ün en yenilerinden Naif’te keyifli bir akşam yemeği yedim. Sıcak atmosferi, lezzetli Türk mutfağından uyarlama yemekleri, her detayı ayrı güzel dekorasyonu ve güleryüzlü servisiyle sanırım yeni uğrak mekanım olacak! Siz neler yaptınız bu aralar?

Kolajlar

 

Last week when i returned from Paris, i went to see the Isabel Marant pour H&M collection preview. The collection was full of Isabel Marant’s classical designs, like fringe boots, ethnic jeans, oversized pullovers, basic tshirts… Affordessly chic! I can’t wait for 14th of November… And also the same day there was another launch! Gamze Saraçoğlu designed her 2nd shoes collection for İnci. I love the black anklestrap stiletto and assymetrical leather boots, perfect! I did some shopping and surprisingly:P chosed black&white stuff! And try the new restaurant opened few weeks ago on Karaköy. Naif, is a modern Turkish cuisine restaurant with a lovely atmosphere, delicious food and soft decoration that includes many details, love the plates on the wall.

Follow on Bloglovin

Paris Trip by L’oreal Paris

Geçen hafta bu saatlerde boarding kartımı almış, Paris’e gidecek uçaktaki yerimi almak üzere pasaport kontrolünden geçiyordum. Paris benim için hep gitmek isteyip, bir kenarda beklettiğim bir şehirdi, hayallerimin şehriydi ve öyle de kalmalıydı. L’oreal Paris’in Türkiye ekibi tarafından, güzellik kongresine gelmek ister misin denildiğinde tabi ki karşı koyamadım! Geçirilecek harika vakit, kalınacak muhteşem bir otel ve yaşanacak unutulmaz dakikalar olacaktı… 3 günlük seyahatte Paris’in sanırım en güzel yerlerini gördüm. Döndüğümde tadı damağımda kalmıştı, belki de bu yüzden hala hayallerimin şehri olmaya devam ediyor.

7 kişilik ekibimizle beraber Charles de Gaulle havaalanına indiğimizde Fransız şoförümüz bizi karşıladı. Otelimize gelmemiz yaklaşık 1 saati bulsa da karşılaştığımız manzara muhteşemdi! Paris’in en güzel oteli Shangri-La kapılarını açmış bizi bekliyordu! Daha önce Napolyon’un yeğeni Prens Roland Bonaparte’nin evi olan ve Napolyon’un Eiffel’i izlemeyi en sevdiği yer olan tarihi bina bizim otelimizdi!

Tam ekran yakalama 3.11.2013 201051.bmp

Otelin ihtişamlı mimarisi ve dekorasyonundan gözlerimi alamadan odama geldiğimde herşeyi düşünülmüş harika bir oda beni bekliyordu. Asıl heyecanı ise pencereyi aralayıp perdelerin arkasından Eiffel’i gördüğüm an yaşadım! Tüm güzelliğiyle bana bakıyordu ve evet işte o an Paris’te olduğumu anladım!

_MG_0158 _MG_0161

Eşyalarımızı odada bırakıp doğruca Eiffel’e gitmek üzere yola çıktık. O kadar yakınımızdaydı ki tek yapmamız gereken otelden çıkmak biraz yürümek ve Seine nehrini geçmek oldu! Ve Eiffel karşımızdaydı.

_MG_0188Hava kararıp ışıkları yandığında tüm ihtişamıyla Paris’i aydınlatıyordu. Hava biraz serin de olsa kuyruğu az görmüşken biletimizi alıyoruz ve Eiffel’in tepesine çıkmak için sıramızı bekliyoruz. Önce ikinci kata, sonra en tepeye… Tüm şehir ayaklarımın altında parlıyorken, büyülenmemek elimde değil…

_MG_0200 _MG_0217

Eiffel’le vedalaşıp odama dönüyorum, akşam Paris’in en ünlü restoranlarından Mantignon’da rezervasyonumuz var. Sezonun rengi pamuk şeker rengi kalın kazağımı mini volanlı eteğimle tamamlıyorum. Stilettosuz bir Paris yemeği de düşünemediğimden pembe topuklu ayakkabılarımı giyiyorum.

_MG_0226

Ve evet Paris’te olmak muhteşem!:)_MG_0250 _MG_0274 _MG_0277 _MG_0278

Güneşli bir Paris sabahına uyanıyoruz. Fransız balkonumdan baktıkça mutluluk duyuyorum. O camın önünde oturmak huzur veriyor adeta… L’oreal Paris güzellik kongresinden arta kalan zamanda sırada merakla beklediğim Champs Elysees var!_MG_0321 _MG_0364 _MG_0374

Champs Elysees, zafer anıtını çevreleyen kocaman caddelerden biri. Kafeler, mağazalar, restoranlar hepsi var! Tam mağazaları dolaşmaya başlıyorum ki güneşli görünen hava bir anda bozuyor ve şakır şakır yağmur yağmaya başlıyor. Herkes gibi ben de mağazalara sığınıyorum. Telefonumu çıkarıp hava durumuna bakıyorum ve yağmur ihtimali %0 gösteriyor, böyle bir şehir diyorum Paris, beklenmedik! 15 dakikaye yağmur kesiliyor ve alışverişe devam ediyoruz. Akşam ise malum Blake Lively’le kokteylimiz var. Onun da ayrıntılarını bir önceki postta okuyabilirsiniz:)

_MG_0488_MG_0397 _MG_0398 _MG_0399 _MG_0400 _MG_0403 _MG_0404

Eiffel manzaralı odama elveda diyorum bu sefer şehir manzaralı bir süite yerleşiyorum. Sabah güneş odama doğuyor, kalkıp hazırlanıyorum. Paris’teki son günüm, veda vakti… Son birkaç saatimi Victor Hugo caddesinde geçiriyorum. Burası Parisienne alışverişin caddesi… Vitrinlerde maskülen Fransız şıklığı ismini pek duymadığımız markalar, şirin kafeler, Paris’in tadını çıkarmak için gayet keyifli…_MG_0448 _MG_0451 _MG_0454 _MG_0471 _MG_0475 _MG_0476 _MG_0477 _MG_0479 _MG_0480 _MG_0481 _MG_0486 _MG_0487 _MG_0489

Eşyalarımı alıp havaalanına gitmek için otele dönerken yol üstünde pazar kurulmuş. Paris beni renk renk çiçeklerle uğurluyor adeta… Şimdiden özledim seni Paris, umarım ayrılığımız uzun sürmez… Au Revoir!
_MG_0490 _MG_0491 _MG_0492

 

Last week, on these moments i was taking my boarding pass for the Paris flight! My dream city… I was going for The Loreal Paris Beauty Congress 2014, you can check the details on the previous post. When we arrives the Charles de Gaulle airport, our French driver welcomed us. It took 1 hour, coming to the hotel, Shangri-La Paris. The historical place was belong to Napoleon’s grandnephew Prince Roland Bonaparte. When we entered inside, we feeled the luxury and history together…

When i entered my room and opened the window, the view was amazing! The Eiffel was standing right on my window! Before getting dark, we run to see it closely. We also got our tickets to move up to the top! My dream city was under my feet, it looked glamarous… At the night we got a reservastion for the Matignon restaurant. A lovely place for the Parisienne dinner!

Next morning, when the time remained from beauty congress, i took a cab and went directly to the Champs Elysees! The wide streets with a lots of stores, shops, cafes & restaurants.

And that night we met with Blake Lively, the new face of L’oreal Paris… You can also checkt the details from the previous post.

And the last day, i spent my last few hours at the Victor Hugo streets, which was perfect for the Parisienne style shopping!

I know three days weren’t enough for Paris, i tried to spend my time in an efficient way:) And i know that i will come back! Already miss you Paris!

L’oreal Paris Extraordinary Beauty Congress {L’oreal Paris Olağanüstü Güzellik Kongresi}

L’oreal Paris Extraordinary Beauty Congress {L’oreal Paris Olağanüstü Güzellik Kongresi}

Bu hafta L’oreal Paris’in Olağanüstü Güzellik Kongresi için Paris’teydim. Hem 2014’ün yepyeni ürünleri uzmanlar tarafından tanıtılacak, hem de L’oreal Paris’in dünyaca ünlü güzellik elçisinin açıklanacağı bir kokteyl düzenlenecekti. Salı günü sabahtan uzmanlar eşliğinde workshoplar başladı. İlk olarak saç bakım alanındaki en yeni teknoloji Fibralogy’yi dinledik, ince telli saçlar da artık hacimli olabilecekmiş:) Sonrasında ise en doğal renklerin yakalandığı yeni saç boyası Prodigy tanıtıldı. workshop’un sonunda Saç rengi tasarımcısı Christophe Robin’e bana önerebileceği bir saç rengi olup olmadığını soruyorum ve doğal rengini asla değiştirmemem yönünde tavsiyemi alıyorum:)

This week i was in Paris for attending the L’oreal Paris Extraordinary Beauty Congress. On Tuesday , we started with the haircare workshop. We listened the new fibralogy technology that volumizes the thin hair and also Prodigy was launched which gives the perfect natural color to the hair. Then we tried the new nailpolishes! Top coat nails are the new trend and the pastel colors are so amazing! I love all of them… Extraordinary couture make up gives couture touch to the make up! So couture mascara ve eyeliner are perfect and also the lipsticks are glamarous touch to the lips! Skin perfection series will make us having a beautiful skin! At the end of the day, it was the time for announcing the new face of L’oreal Paris! The doors opened and beautiful Blake Lively came inside with the huge applouse! She looked gorgeous in the Balmain dress. After the coctail, i got the chance to have a photo with her, It was an unforgettable moment… It was such an honour to be choosen for this organization. Thank you L’oreal Paris Turkey for the great moments at Paris:)

Devamını Okuyun… / Read More…