Yağmurlu günlerde sokağa çıkmayı oldum olası sevmem. Nemden saçlar kabarır, paçalar ıslanır, şemsiyeyle yürümek eziyet verir(bir de açıp kapaması var tabi ondan ayrı bir nefret ediyorum) ve en önemlisi trafik felç olur 1 saatte gideceğiniz yere 2 saatte varırsınız, vardığınızda ise zaten hiç varmamış olmayı dilersiniz. Yağmurda yapılıcak en güzel şey kapıcan kahveni geçicen camın önüne alıcan eline dergini, kitabını..vs keyif yapacaksın başka türlü geçmez gün.

Masaüstü gadget hava durumum 12 dereceyi gösteriyor ve havanın yağmurlu olduğunu daha iyi kavrayabileyim diye resimle anlatıyor. Gadget’a inanmayıp camdan bakmam gerekiyor. Bakıyorum yerler ıslak ama yağmur durmuş. En sevdiğim hava durumcusu(böyle bi kavram var mı yoksa ben mi uydurdum?!?)Bünyamin edasıyla havanın aralıklarla yağışlı olduğunu şıp diye anlıyorum. Okeyto diyorum bana uyar, barajlarımız dolsun ,toprak nefes alsın suya doysun ben de oturayım evimde herkes mutlu ben mutlu( Lerzan da mutlu tabi… evet kötüydü farkettim yağmurdan olsa gerenk).

Elimdeki dergiyi karıştırırken Chloe’nin odessa lambskin multicolor çantasını çok beğendim beğenmekle kalmadım bayıldım ve çanta bana direk Prada’nın multicolor çantasını çağrıştırdı. Hangisini daha çok beğendim derseniz ben tercihimi Chloe’den yana kullanıyorum. Chloe 2.665$lık fiyatı Prada’nınkini neredeyse ikiye katlasa da yinede Chloe Chloe Chloe diyorum.

Seamless Bottega Veneta tote beni benden almakla kalmadı kalbimi de çaldı. 3540$ fiyatıyla benim için hayal olmaktan öteye geçemese de hayali bile güzel( yalan tabiki hayali bile nasıl güzel olabilir ki olsa da koluma takıp gezsem diye ağlıyorum burda!!!)