Buaralar izlemekten müthis keyif aldığım bir dizim var artık: pushing daisies… Her izlediğimde sanki mutluluk hormonu salgılatıyormuşcasına yüzümden gülümseme eksik olmuyor , kalbimi sıcacık bi his kaplıyor. Dizi masal tadında rengarenk bi dünyada geçiyor… Birbirine deli gibi aşık ama asla dokunamayan Ned ve Chuck’ın hikayesi bu… Aşkları bir bakışta bir gülümsemede gizli… Dokunmadan da aşk olur mu demeden önce mutlaka izlenmesi gereken bi dizi. Israrla her bölüm sonunda ‘hadi dokunsunlar ama kavuşsunlar, öpüşsünler’ dememe yol açan dizi. İmkansız aşk yoktur cümlesini temel almışlar sanki. İyi de yapmışlar… Prison break ve heroestan sonra romantik bişeyler izlemek bünyeme iyi geldi(= Aşk lazım aşk…Herkese… Bana da tabii(=

Ps. pushing up daisies inglizce ölü ve mezardaki anlamına geliyormuş öğrenmiş olduk.