IFW’nin son günü Özlem süer defilesini izlemek için Taşkışla’yı terkedip Kız Kulesi’ne doğru yola koyulduk. Teknelere bindiğimizde neyle karşılacağımız konusunda pek de bir fikrimiz yoktu. Uzaktan bizi ilk karşılayan kulenin tepesindeki kanatlı akrobatlar oldu. Tekne kız kulesine yanaştığında ise kulenin etrafını çevreleyen podyumu, tahta bacaklı akrobatları, kız kulesinin hikayesini akıllara getiren meyve sepetlerini, pandomim sanatçılarını yakından görme fırsatı bulduk. Alnımızın çatına vuran güneş de olmasaydı herşey bir masal tadında başlayıp bitecekti. Defile başladığında gözüme ilk takılan elbiselerin altına giyilen cluglar oldu. Saboları abiye elbiselerin altına taşıması modellere baya zorluk çıkardı, çoğu tökezledi ama fark yaratması açısından ben sevdim. Özlem Süer o bilindik romantik elbiselerinin dışına çıkmamış aynı çizgide yeni bir masal yaratmıştı. Yine davetler, düğünler, mezuniyetler için kimin kapısının çalınacağı belli oldu:)

Last day on istanbul fashion week, Özlem süer launched her new collection at the maiden’s tower which is a small islet located in Bosphorus. Organization was like a fairy tale and the dresses were like designed for the princesses. Models were wearing clogs under the dresses, so nice! The runway was set all around the tower so it was easy to look every details:) I took some nice photos, enjoy the collection!


Özlem Süer bu sefer yalnız prensesler değil pamuk prensesin kötü kalpli cadısını anımsatan elbiseler de tasarlamış:) Masallarda hep iyiler olacak değil ya…

Barok tarzı yansıtan boleroları sevdim, özellikle sırt kısmını…

Ve finalde çıkan elbise gelin adayları için harka bir gelinlik modeli olabilir.

Özge Ulusoy istanbul fashion week boyunca kıyafetleri en güzel taşıyan modellerden biriydi.

Kocaman güllere bayıldım.