Mercedes Benz Istanbul Moda Haftası’nı renkli bir kombinle kapatmak istedim:) Havalar ısınınca giymek için can attığım gömlek elbisemi, boyfriend blazerle giydim. Altına da puantiyeli spor ayakkabılarımı giyip, elime de sarı çantamı alınca Karaköy’ün grafitili sokaklarına daha bir yakın hissettim kendimi:) Bu kombinde bana eşlik eden takılarım ise benim de yeni tanıştığım House of Div’e ait. Gemici düğümlerinden ilham aldığı koleksiyona bayıldım, minimalistik ve kesinlikle şık!

Moda haftası yorumlarımı ise postun sonunda okuyabilirsiniz…

Ceket: NG Style, Elbise: Marble & Co, Çanta: Beymen Club, Ayakkabı: Superga, Takılar: House of Div

Fotoğraf: Belen Alkan

MercedesBenzFashionWeekIstanbul_Streetstyle_Gamzebiran (11) MercedesBenzFashionWeekIstanbul_Streetstyle_Gamzebiran (5) MercedesBenzFashionWeekIstanbul_Streetstyle_Gamzebiran (3) MercedesBenzFashionWeekIstanbul_Streetstyle_Gamzebiran (8) MercedesBenzFashionWeekIstanbul_Streetstyle_Gamzebiran (7) MercedesBenzFashionWeekIstanbul_Streetstyle_Gamzebiran (12) MercedesBenzFashionWeekIstanbul_Streetstyle_Gamzebiran (18) MercedesBenzFashionWeekIstanbul_Streetstyle_Gamzebiran (17) MercedesBenzFashionWeekIstanbul_Streetstyle_Gamzebiran (21) MercedesBenzFashionWeekIstanbul_Streetstyle_Gamzebiran (19) MercedesBenzFashionWeekIstanbul_Streetstyle_Gamzebiran (4) MercedesBenzFashionWeekIstanbul_Streetstyle_Gamzebiran (9) MercedesBenzFashionWeekIstanbul_Streetstyle_Gamzebiran (10) MercedesBenzFashionWeekIstanbul_Streetstyle_Gamzebiran (20)

Moda Haftası hakkındaki naçizane fikirlerime gelince,

Tam Antrepo bu iş için harika, kaç sezon üst üste güzel oldu derken bu sezon yine lokasyon değişikliği oldu ve Antrepo 7’ye transfer olduk. Minicik bir otoparkın içinden ve oldukça karanlık bir yolun ardından organizasyonun ana alanına ancak ulaşabiliyordu. O metal basamakları in çık in çık heba olduk. Newyork, Milano, Londra, Paris moda haftalarında bayılarak baktığımız o streetstyle karelerin o küçücük kapı önünden çıkmasını beklemek imkansızdı bence olan streetstyle fotoğrafçılara oldu.

Bu sene fashion week takvimine bakınca içimde en ufak bir heyecan oluşmadı maalesef. Organizasyon şekil itibariyle güzelleşip göz boyadıkça içi boşalıyordu sanki. Zaten bir elin parmaklarını geçmeyen duayen modacılar yavaş yavaş organizasyondan çekilip yerlerini yeni tasarımcılara bırakıyorlar ama sebebi gerçekten yenilerin önünü açmak mı yoksa artık bu körler sağırlar birbirini ağırlar tadında geçen organizasyon onlara bir şey kazandırmıyor mu asıl sebebi merak etmiyor değilim.

Defile alanın U şeklinde olması en çok front row kavgalarına yaradı, pr şirketleri derin bir nefes aldı çünkü artık ön sıra için çok daha fazla yer vardı. Benim görüşüm uzun podyum hem fotoğraf hem de koleksiyonu daha detaylı inceleyebilmek adına daha uygundu.

Koleksiyonlar hakkında en küçük bir eleştiriye rastladınız mı? Ben rastlamadım maalesef. Tüm koleksiyonlar muazzam, tüm defileler harikaydı. Hiç mi kötü olan gelişmesi gereken eksik olan yoktu? Yokmuş demek! Hadi artık ama iyiye iyi, kötüye kötü demeyi bilelim ama eleştirinin de dozajını unutmayalım.

Gözlerimiz yabancı basın aradı ama bulamadı. Arada Fransızca konuşmalar duyduğum doğrudur. Dilerim onlar da buyerlardır da bu kadar emek vererek yapılan koleksiyonların, defilelerin geri dönüşü olur.

İşin iyi yapan ya da yapmayan meselesi değil ama Pr şirketlerinin ortak kaygısı defileler boş kalmasın ve aman gelen celebrityimiz ön sıraya oturmadan gitmesindi. Sonuç yine magazin basınına yaradı. Defilesine en çok ünlü gelen modacı haber oldu.

Her sene dünya moda takvimine girmeye çalıştıkça uzaklaşıyor gibiyiz. Çok genç yetenekler gördük, çok iyi koleksiyonlar da izledik ama olay sadece koleksiyonda ve modacıda da bitmiyor elbette. Organizasyonun bir adım öteye gitmesi için herkesin kendinden bir şeyler katması gerekiyor.

Evet bu işe gönül veren herkes gelsin izlesin ama kafasına yastık koyan çocuk, asla giymeyeceği kıyafetlerini giyip gelen blogger, moda haftası denilince koşup gelen teyzeler de gelmesin artık.

Bu sene ne kadar istemeye istemeye gitsem de gördüğüm, keşfettiğim yeni koleksiyonlar bendeki umut ışıklarını tekrar yaktı. Dilerim seneye daha güzel bir lokasyonda, daha iyi bir organizasyon, dilden dile dolaşan koleksiyonlar, adından söz ettiren tasarımcılar, gerçekten defileleri merakla izlemeye gelen modasever bir kitle, satınalmacılar, yabancı basın, yurtdışından ünlü bloggerlar, street style fotoğrafçılar görürüz.