Bu aralar hiçbir şeye yetişemediğimi hissettiğim bir dönemdeyim. Yapmak istediğim çok şey var, planlar, projeler, hayaller, istekler diğer tarafta da zamansızlık, korkular, endişeler, risk… Sanırım önce kafamı boşaltmam sonra dikkatimi toplamam, sonra odaklanmam, sonra biraz ivme kazanıp ne yapmak istediğime karar vermem ve peşinden gitmem gerekiyor. Evet yazınca her şey daha bir kolay göründü gözüme. Siz de bu yoğun ve karmaşık dönemde bana biraz müsade edin, biraz da yorumlarınızla motive edin, sahi blogta bu aralar neler görmek istersiniz? Güzel çekimler mi, moda yazıları mı, yemek tariflerimi, hediyeli yarışmalar mı, kombin önerileri mi?

Siz düşünedurun ben de kendime vakit ayırabildiğim ender zamanlarda geçen hafta neler yapmışım anlatayım. Cuma akşamı Lana Del Rey konserine gidip sonra keşke gitmeseydim de evde remixleriyle yetinseydim dedim. Cumartesi Bienal’e gittim. Etrafa boş gözlerle bakmamak için girişte bienal rehberi satın alıp anlayarak ve daha bir sorgulayarak dolaşmanızda fayda var. Antrepo’dan çıkın Istanbul Modern’in bahçesindeki Göğe Bakma Durağı’na da bir göz atın. Sonra oradan Galata Rum İlköğretim Okulu’na geçin, sergiyi gezin terasına çıkın şöyle bir soluklanın.  Pazar günü miskin miskin dolaşıp minik kafelerde geçirmeyi seviyorum. Çukurcuma’daki Holy Coffee de bu haftanın durağı oldu, çok sevildi. Geçen sene tanışıp fashion weekte tasarımlarını giydiğim Tuğba Ergin ve markası GODD design Galata’da harika bir showroom açmış. Sample Sale partileri düzenliyor, gidilesi. Tünel’deki Shake Shack resmen açıldı, hamburgerleri, patatesleri, milkshakeleri, tatlıları müthiş, gözünüz dönmüş ve mideniz epey şişkin ayrılacağınız garanti, ve son olarak yaz gitmesin diye çabalıyorum, son dondurmalar son keyifler elveda Bebek Mini Dondurma:/

Yeni klasör1