Öğleden sonra varıyoruz Floransa’ya italyanca adıyla Firenze’ye. Bu seferki otelimiz eski küçük bir kaleymiş, geceleri korktuğumu itiraf etmeliyim:) Bavullarımızı XIV. Louis’den kalma eşyaları andıran odaya bırakıyoruz ve yine etrafa göz atmak için sokaklara düşüyoruz. Hava yine soğuk ve puslu…

Floransa küçük bir şehir. Bir günde her yerini görmek mümkün. Biz 2 gece kaldık hata ettik. Bir günü gezdik bir günü alışveriş ettik:) Alışveriş için ideal. Tüm markalar bir arada. Stefanel, sisley, calzedonia ve intimissimi yine adım başı karşımıza çıkıyor. Italyan markası diye fiyatlarının ucuz olmasını beklesek de Türkiye fiyatlarıyla aynı.

Ilk olarak Piazza della Signoria’ya çıkıyoruz. Büyükçe bir meydan burası. Etrafta bir sürü heykel. Bunlar ünlü heykellerin kopyaları, gerçekleri sanat galerilerinde tutuluyor. Hemen yanı başında Palazza Vechio yani eski saray var. Ve hemen yanında o çok ünlü tabloların bulunduğu Uffizi… Uffizi dünyadaki en eski ve en ünlü sanat müzelerinden biri. Boticelli, Michelangelo, Raffaello gibi sanatçıların tabloları bu müzede sergileniyor.


Tarihle moda iç içe:)

Floransa’daki minik arabaları gördükçe Türkiye’de araban ne kadar büyükse o kadar zenginsin anlayışı geliyor aklıma. Biz de bir gün bunları aşarız belki… Ve elektirkli otobüsler, arabalar sokaklarda dolaşıyor. Keşke biz de doğaya karşı bu kadar duyarlı olabilsek diye iç geçiriyorum.

Ve en ünlü, görkemli katedrali Santa Maria. Renkli görüntüsüyle gotik kiliselerden hemen ayrılıyor. Vaftizhanesi de ziyaretçilere açık.

Duomo Santa Maria’nın iç görüntüsü…

Tavandaki meşhur cennet cehennem görüntüsü hayret uyandırıcı. Kiliselerin bu denli görkemli oluşunun ardında geçmiş zamanlarda dinle insanları korkutmaya çalışmaları ve kimin kilisesi daha büyük rekabeti yatıyor.

Mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri de Ponte Vecchio yani eski köprü. Sellerden sonra ayakta kalmayı başarmış. Bu köprüyü diğerlerinden ayıran değişik görüntüsü ve üzerindeki kuyumcular…

Ponte Vecchio’ya bir de dıştan bakın.
H&M heryerde. Milano’dakinden farklı bir koleksiyon vardı ve neyi beğensem etiketindeki Made in Turkey yazısı beni caydırdı nasolsa pasajlarda bulurum dedim ve aksesuarlarla yetinmeyi tercih ettim:)

Hava kararmaya başlayınca ayrı bir güzelliğe bürünüyor Floransa. Ama dediğim gibi bir gün yetiyor ve artıyor bu sanat dolu şehir için…
Floransa’ya gidicek olursanız yukarıda saydığım yerlerin dışında Piazzale Michelangelo’dan gün batımını seyretmeyi, Palazzo Pitti ve arkasındaki Boboli bahçelerini gezmeyi ihmal etmeyin. Ayrıca Floransa deri işçiliğiyle meşhur. Deri çantalar, eldivenler, aksesuarlar gerçekten güzel ama çantaların fiyatları 200Euro’dan başlıyor. Aklımız çantalarda kalıyor ama bizi bekleyen Roma’ya karşı koyamıyoruz. Roma’nın tersten okunuşunun Amor yani Aşk demek olduğunu farketmiş miydiniz? Sırada İtalya’nın bizi kendine aşık eden şehri Roma var.