İkinci gün Karma defilesine yetişmek için yollara düştük, defile saatinden önce Taşkışla’ya ulaşmış olmamıza rağmen ifw’nin park sorununa maalesef çözüm bul(a)maması yüzünden dakikalarca park yeri aradık ve defileyi kaçırdık:( ne valet parking var ne de yönlendirebilecekleri bir otopark! Hatta bugün kapıdaki görevlinin taksi çağırma zahmetine girmediğini, taksicilerin mesafe beğenmediğine de tanık olduk. Bu kadar sinir harbinden sonra Simay Bülbül defilesi ilaç gibi geldi.

SİMAY BÜLBÜL
Defile başlar başlamaz tasarımlar karşısında tam anlamıyla büyülendik. Büyülü bir masalın eşsiz parçaları gibi duran elbiseler, tasarımcının imzası haline gelen lazer kesim deriler ve şifonlarla bizi bizden aldı. Aksesuar ve ayakkabılar da elbiseler kadar dikkat çekiciydi. Şovun ikinci yarısında ellerinde büyücü küreleriyle bembeyaz elbiseli modeller ve devamında Didem Soydan’ın asasıyla gelip kapanışı yapması görülmeye değerdi. İlk solo defilesinde harikalar yaratan Simay Bülbül’e bir alkış da sempatikliği ve güleryüzlülüğü için gelsin:)


PUNTO
Punto defilesinden bahsedilmeye değer tek mevzu Anjelika Akbar’ın piyanosu ve güzel sesiyle defileye renk katmasıdır. nokta.