Fashion week’in ilk günü Gizia koleksiyonunu kaçırdığımıza değil de Tuğçe Kazaz’ı podyumda göremediğimize üzülerek günün ikinci defilesi Atıl Kutoğlu’nu izlemek için koltuk kapmaca oynadık. İlerleyen günlerde bu koltuk kapmaca olayı tam bir koltuk savaşlarına dönüştü tabiki. Davet edilen yabancı bloggerlar oturma yerlerinde isim olmadığını gördükten sonra ne kadar oldfashioned bir moda haftasına düşmüş olduklarını anladılar ve elle ekibinin kendi yerlerini feda etmeleriyle oturabildiler. Türk kadınları podyum görünce kendilerini tutamıyor olacaklar ki herkes fotoğrafları çekilsin diye kendilerini podyuma attı, fotoğraf çekmek isteyenler talkshow programına gelmişcesine defileleri podyum kenarında iki büklüm izlediler. Elle ve Vogue savaşları tüm hızıyla sürdü. Bloggerlar yine bol bol çekiştirildi. Uzayıp giden kuyruklardan, yaşanan izdihamlardan henüz bahsetmiyorum bile:)

ATIL KUTOGLU

İki kelimeyle özetliyorum ‘nothing special’. Tüm kıyafetlerin aynı koleksiyonda yer aldığına inanmak istemedim. Şifonlar, payetler, geometrik,dijital desenler!! Siyah-beyaz desenler ise very Givenchy’di.

DENİZ MERCAN

Atıl Kutoğlu için yaptığım yorumları maalesef Deniz Mercan için de yapıyorum. Lu-fear adını verdiği koleksiyonu bence çok ‘beklenilendi’. Lüfer-mayo-deniz 3lüsünde deniz kızı eksik kalamazdı tabiki. Ayrıca mayoların üstündeki balıklar ve solungaçı anımsatan detaylar cliché olmaktan öteye geçemedi.

GÜNSELİ TÜRKAY
Günseli Türkay defilesi de olmasaydı IFW’den hayalkırıklığıyla uzaklaşıcaktım. Deniz Berdan’ın stylingini yaptığı ve aksesuarlarıyla zenginleştirdiği defile tam bir görsel şölendi. Desenler, kesimler, kolyeler, ayakkabılar nereye bakıcağımızı şaşırdık, hiçbir detayı atlamak istemedik:) Arada çıkan yalın siyah-beyaz elbiseler burada olmalımıydı diye düşündürttü ama koleksiyon bizi fazlasıyla tatmin etti. Sanırım akıllarda en çok Deniz’in giyilebilir aksesuarı kaldı:)

P.S.Yaptığım yorumlar benim şahsi görüşlerim ve burası da benim şahsi blogum. Benim izlenimlerim, görüşlerim, yorumlarım bunlar. Aynı fikirde olmayabiliriz, moda görüşlerimiz, eleştirilerimiz aynı olmak zorunda değil…