Nice’deki 2. sabahımıza denize doğru koşarak başlıyoruz. Tüm sahil şeridi taşlık ama kimse halinden şikayetçi gözükmüyor, biz dışında tabi:) Denize girmesi ayrı, çıkması ayrı dert… Nice’in plajı ve deniziyle yıldızımız barışmıyor biz de Monaco’ya doğru erkenden yola çıkıyoruz. Her 15 dakikada bir Monaco’ya otobüs kalkıyor ve sadece 1 euro. 30-40 dakikada Monaco’ya varıyoruz.

The second day on Nice we wake up and ran to the beach, just in front of the hotel… But the beach was not sand and the rocks were not comfortable :/ After little swimming we set off for Monaco. Lovely luxurious little country with thousands of tourists! The best thing was Marine museum with so many fish kinds and Monte Carlo, where i felt that i’m on Monaco! 

Fransa seyahatimiz boyunca 5 kattan fazla bina görmemize rağmen Monaco’da her yer apartmanlarla kaplı… Ve beklenildiği üzere limandaki ultra lüks yatlar. Sokaklarda her 3 arabadan 2si Aston Martin gibi yalanlara inanmayın bizzat gördük öyle bir şey yok:)

Sokakları Grace Kelly’nin resimleri süslüyor, hala seviliyor. Cannes’a gittiğimizde öğreniyorum ki Grace Kelly bir film çekimi için geldiği Cannes’da prensle tanışıyor ve masal orada başlıyor.

Monaco’nun 30bin nüfusu o günkü turistlerle 2 katına çıkmıştır herhalde. Turist kafileleri sinir bozucu boyutta. Yerli halk şikayetçi midir diye düşünmeden edemiyoruz.

Monaco’da 2 saatimizi deniz müzesinde geçiriyoruz ve girdiğimize pek mutlu oluyoruz. Kocaman bir akvaryum ve yüzlerce çeşit balık… Kayıp balık Nemo ve ailesi de orada yaşıyor:P


Kısa bir süre önce evlenen Monaco prensi Albert ve Charlene’in düğün hikayesi de müzenin bir kısmında sergileniyor. Düğün davetiyelerinden, nikah şekerlerine, Charlene’in Giorgi Armani gelinliği ve prensin damatlığına kadar…

Ve asıl olay mahalline varıyoruz. Monte Carlo Casino! Buraya varınca Monaco’da olduğunuzu anlıyorsunuz. Süper lüks arabalar, etrafta şık bayanlar, moda devlerinin mağazaları ve arp çalınan restoranlar:)

İçeriye girip şöyle bir geziyoruz. Daha ileriye gitmek için ayak bastı parası ödemek gerekiyor. Bahisler kaç bin eurodan açılıyor göremiyoruz:)

Monte Carlo’dan dünya çok da farklı gözükmüyor:P

Monte Carlo’nun yanı başındaki Cafe de Paris buranın en hit mekanı. Yol kenarında bir masa kapmak mümkün olmasa da oturup Monaco’nun tadını çıkarmak lazım. Bunu diyeceğim aklıma gelmezdi ama Monaco’da bile fiyatlar abartı değil.

Monte Carlo’ya giremedim ama yanıbaşındaki casinoda da oynamadan gitmedim. Evet o gün yol paramı verecek kadar kazandım:P

Bundan sonraki durağımız Cannes!