Pazartesi günü evime dönüş yaptım ama 10 günlük seyahatin ardından işleri yoluna koymak, bavulları açmak, eski düzene kavuşmak kabul edersiniz ki pek kolay olmuyor, dolayısıyla seyahat yazıları için ancak bilgisayar başına geçebiliyorum.

Bu sefer ki yolculuk için rotayı yaparken en uygun lokasyon olarak Cenova’yı bulduk. Ben daha önce Milano, Venedik, Floransa ve Roma’ya gitmiştim dolayısıyla ya güney İtalya’yı tercih edecektik ya da kuzey İtalya sahillerinden başlayacaktık tercihimizi Ceneviz Cumhuriyeti’nin başkenti, Kristof Kolomb’un doğum yeri ve İtalya’nın en büyük liman şehri Cenova’dan yana kullandık. Sabah İlker ve Çağkan’la havalimanında buluşup bizi bekleyen 3 saatlik yolculuk için yola koyuluyoruz.

IMG_6173

Seyahate çıkmadan önce bol bol araştırma yapmayı seviyorum. Böylelikle gittiğim yere daha aşina olup, gezilecek görülecek yerler hakkında bilgi sahibi olabiliyorum. Cenova’ya gitmeden önce de küçük bir yer olduğunu ve her yere yürüyerek gidebileceğimizi az çok kestiriyoruz. Uçak limanın yanıbaşında denizin kenarındaki havalimanına inerken bizi yeşil panjurlu tarihi binalar karşılıyor.

IMG_0190

Küçücük Kristof Kolomb havalimanına inip kapının önünde bizi bekleyen Volabus’a 6 euro ödeyerek şehir merkezine yaklaşık 15-20 dakikada varıyoruz. Otelimiz Principe tren istasyonunun hemen yanıbaşında. Meydan bizi Kristof Kolomb heykeli karşılıyor. Eşyalarımızı otele bırakıp gerekli haritaları ve talimatları aldıktan sonra 3 kafadar Cenova sokaklarını keşfe çıkıyoruz. İnsan bu şehirde havaya girip kendini kaşif hissedebiliyor:)

IMG_6350

Daha otelden çıkar çıkmaz Via Balbi üzerinde bizi palazzolar yani eski saraylar karşılıyor. 2006 yılında birçoğu UNESCO Dünya Mirasları listesine alınmış. Asıl ilginç olanı binaların arasında bu denli ihtişamlı yapıların olması ama kafanızı içeriği uzatmadığınız takdirde neyle karşılaştığınızı çok da anlamıyorsunuz. Palazzo Reale ve Università degli Studi di Genova’yı geride bırakıp şehrin en büyük ve en eski katedrali San Lorenzo’ya doğru yola koyuluyoruz. Şehirdeki tüm yapıların panjurları aynı tip ve yeşil renkli…

IMG_0192

IMG_0206

San Lorenzo’nun olduğu meydana varıyoruz. Siyah beyaz mermerleri ve gotik mimarisiyle şehrin simgesi haline gelmiş. Merdivenleri de gün içerisinde binlerce kişiye ev sahipliği yapıyor. Katedralin bulunduğu meydana bakan cafelerden birine oturup soluklanmak ise siesta saatlerini değerlendirmek için ideal… Bir de yaşlı ve stil sahibi İtalyan amcalar var ki ben bakmaya doyamadım:) Cafe del duomo etrafı gözlemlemek için harika:)

san lorenzo katedrali

Processed with VSCOcam with m5 preset

Processed with VSCOcam with g3 preset

Cenova’nın en önemli meydanlarından biri de Piazza de Ferrari. San Lorenzo katedralinden devam edip sola dönünce kocaman havuzu, opera binası, sanat merkezi Palazzo Ducale, güzel sanatlar akademisi ve Garibaldi heykeliyle karşınıza çıkıyor.

IMG_0224

Meydana çıkan caddelerden XX Settembre alışveriş caddesi olarak biliniyor. Bu yol üzerinde bilindik markalara ve yerel dükkanlara rastlayabilirsiniz. Tarihi binaların altındaki cadde mağazaları burayı aşina olduğumuz alışveriş caddelerinden oldukça farklı kılıyor, alışverişe meraklı olmasanız bile bu keyifli caddeyi görmenizi isterim.

IMG_0246

Bence şehrin en güzel caddesi Via Garibaldi! Buradaki tüm binalar binlerce yıllık tarihe ve geçmişe ev sahipliği yapıyor. UNESCO Dünya Mirasları listesindeki binaların çoğunu bu cadde üzerinde görebilirsiniz. Şimdilerde binaların çoğu büyük bankalara evsahipliği yapsa da çoğunun içine girebiliyorsunuz. Her kapının arkasında sizi farklı dünyalar bekliyor.

 

IMG_0230 IMG_0231 IMG_6303

Garibaldi’yi geride bırakıp Kristof Kolomb’un doğru evi ve şehrin giriş kapısı Porto Soprano’yu görmek üzere yürümeye devam ediyoruz. Porto Soprano’dan girdiğinizde ise artık sizi lokal dükkanlar, restoranlar, cafeler bekliyor.

IMG_0252

Cenova’da yaşayan birkaç kişiyle tanışıyoruz ve en çok nerelere gittiklerini soruyoruz. Piazza Del Erbe cevabını alınca bu küçük ama lokal meydanı görmek üzere gidiyoruz, hiç de pişman olmuyoruz. Eski yeşil panjurlu binaların arasında minik restoranlar bizi karşılıyor. Biz de beğendiğimiz bir tanesini seçip pizzalarımızı ve kırmızı lokal biralarımızı söyleyip keyfimize bakıyoruz.

IMG_0255 IMG_0266 Processed with VSCOcam with f2 preset

Piazza Del Erbe’den çıkıp artık Porto Antico’yu yani eski limanı görmeliyiz diyerek sahile inen ara sokaklara dalıyoruz. Güneş batmak üzere ve manzara büyüleyici… Avrupa’nın en büyük ikinci akvaryumunu limanda görebilirsiniz. İçerisinde Galata museo del mare denizcilik müzesi ve yapay bir biyosferde bulunuyor. 24 Euro karşılığında tüm bölümlerini yaklaşık 2-3 saatte gezebilirsiniz. Ayrıca sizi limanda Roman Polanski’nin 1986 yılında çektiği Pirates adlı filmden kalma devasa bir korsan gemisi karşılıyor.

IMG_0284 IMG_0285

Akşam için ise tekrar ara sokaklarda geziniyoruz. Bu sefer istikamet bir başka hareketli meydan Piazza del Vegni… Cenova halkının geç saatlere kadar yemek yiyip vakit geçirdiği kimi zaman canlı müziğin olduğu küçük bir meydan. Akşam iş çıkışı ya da geç saatlerde kalabalık gruplar halinde uzun akşam yemekleri yeniyor. Biz de Cenova’daki akşamımızı böyle tamamlıyoruz.

IMG_0267 IMG_0279

Ertesi sabah ise kahvaltımızı yapıp, kahvelerimizi içip Portofino biletlerimizi alıp masal diyarına yola çıkıyoruz… 24 saat Cenova bizim için yetiyor da artıyor.

IMG_6364

Cenova notları:

Yeme içme

  • Fesleğen ile yapılan pesto sosun orijini Cenova olarak biliniyor dolayısıyla gelmişken mutlaka pesto soslu makarna yemenizi öneririm.
  • Sabahları ise pizza hamuruna benzer bir hamurla yapılan fırından taze çıkmış Focaccia (fokaçya okunur) ekmekleriyle güne başlamalısınız. Zeytinli, peynirli, domatesli gibi değişik çeşitleri de bulunuyor.
  • Bruschetta (brusketta okunur) ise yine İtalya’ya özgü denemeniz gereken lezzetlerden bir diğeri.
  • Birkaç ay önce İstanbul’da açılan İtalyan lezzetlerinin sunulduğu Eataly restoranı ise Cenova limanında bulmanız mümkün.

Lokal yerler

  • Şehrin turistik gezisini tamamladıktan sonra lokal mekanlarında vakit geçirmek isterseniz Piazza del Erbe her yaştan insanın takıldığı kafelerin, restoranların olduğu keyifli bir meydan. İçkinin yanında birşeyler atıştırılan aperitivi mekanları da var. Fiyatlar oldukça uygun.
  • Piazza Del Vegni ise yine Cenova halkının geç saatlere kadar yemek yiyip vakit geçirdiği kimi zaman canlı müziğin olduğu küçük bir meydan. Akşam iş çıkışı ya da geç saatlerde kalabalık gruplar halinde uzun akşam yemekleri yeniyor.

Bilmeniz gerekenler

  • Cenova’da hayat biraz erken bitiyor, dolayısıyla 12den sonra sokaklar ıssızlaşabiliyor, dikkatli olmakta fayda var.
  • Wifi konusunda sizi hüsrana uğratacaktır, çünkü birçok mekanın interneti bulunmuyor.
  • Ligurya bölgesi’nin başkentidir ve kendine bağlı 6 tane alt bölge içerir.
  • Zamanında ticarette Venedik’le yarışırken şu an Akdeniz’de Marsilya’dan sonra ikinci büyük liman şehridir.
  • Çizme şeklindeki İtalya’nın diz bölgesinde bulunduğu için latince ve anatomideki diz anlamına gelen Genu sözcüğünden türemiştir.
  • Şehir nüfusunun büyük çoğunluğu motorsiklet kullanıyor.
  • 2004 yılında Avrupa Kültür Başkenti olmuştur.
  • İtalya’nın en eski futbol kulübü Genoa C.F.C 1893 yılında kurulmuştur. Limanda müzesini ve ürünlerini bulabileceğiniz dükkanını ziyaret edebilirsiniz.

Ulaşım

  • Türk Hava Yolları’nın tarifeli seferleriyle 7 gün boyunca ulaşabileceğiniz gibi, Brignole tren istasyonu kuzey İtalya’nın en büyük tren istasyonudur ve birçok İtalya şehrinden tren seferleri vardır.

Neler götürmeli

  • Şehri bol bol yürümek için spor ayakkabı, uzun akşam yemeklerinde hafif esen rüzgarda üşütmemek için sweatshirt, güneşli havasından korunmak için şapka ve güneş gözlüğünüzü almayı unutmayın.

Denize girmek için

  • Cenova’nın içinde denize girilmiyor. Trenle 20 dakika mesafedeki Boccadasse’e gidebilirsiniz. Boccadasse küçücük bir koyun sırtlarında konuşlanmış minik bir yerleşim yeri. Masmavi sulara açılan çakıl plajı görülmeye değer.

Nerede Kalınır

  • Principe tren istasyonu’nun yanı başındaki tarihi Hotel Continental, şehrin kalbinin attığı Piazza Del Vigne’deki modern Hotel Le Nuvole Residenza d’Epoca ya da Akvaryum manzaralı Grand Hotel Savoia’yı tercih edebilirsiniz.