Blogumu aylardan sonra açıpta Cindrella mizansenli fotografta Scarlett’i görüp de dün izlediğim The Other Boleyn Girl’den bahsetmezsem olmaz. Söylenmesi gereken ilk şey Scarlett’in filmde güzelliğinden eser olmaması bence, ya da Natalie Portman’ın gölgesinde mi kalması acaba? Sarışının adı esmerin tadı sözünü kanıtlar nitelikte…. Film uzun zamandır desktopumda durmakta, bilgisayarı her açışımda bana bakmakta ama mouseim kendisine aylarca uzanmamaktaydı ta ki dün gece sıkıntım başıma vurana dek. Ne yalan söliyim(bu klişe lafı seviyorum) okuduğum yorumlardan sonra sıkıcı bir filmle karşılaşıcağımı düşünüyordum ama yanıldığımı filmin ilk dakikalarında anladım. Film buram buram entrika kokuyor, Yaprak Dökümünün entrikaları solda sıfır kalıyor, filmdeki elbiseler, eşyalar, mekanlar o çağda yaşama dürtüsü uyandırıyor. Natalie Portman’ın güzelliğinden gözlerimi alamadım ve o vamp hallerine bayıldım. Filmi izlemeyerek bunca zamandır haksızlık ettiğimi anladım.

Güzelim Scarlett’i filmde nasıl harcamışlar. Masum güzel yapalım derken geriye hiçbişi bırakmamışlar.